ŞAVAKLI

• 2/8/2009 - DİYARBAKIRDA NELER OLUYOR..?

Kayseri alay komutanı albay cemal temizöz diyarbakır'da yürütülen bir soruşturma kapsamında göz altına alınca faili meçhul cinayetler konusunda çok önemli bir adım'ın atıldığı ve bu sürecin bir çok şaşırtıcı sonuca gebe olacağını düşünmüştük..

temizöz'ün aleyhin 3 tanık çok önemli ifadeler vermiş faili meçhullerin yakınlarınin verdiği ifadeler ile tanıkların ifadelerinin tamamen örtüşmesi,

Anlatılan eylemlerde, maktullerin gözaltına alınmaları, alan kişilerin aynı kişiler olması, beyaz renkli Renault marka bir araç ile alınmaları, kalaşnikof tüfeği ya da tabanca ile öldürülmeleri, benzer yerlerde öldürülmeleri, birçoğunun özensiz 8-10 cm toprak altına üzerine taş koyulmak suretiyle gömülmeleri, üzerlerinden kimlik belgelerinin çıkmaması gibi verilerin benzerlik arz ettikleri belirlenmiştir. Eylem içerisinde olmayan bir kişinin bu bilgileri bilmesinin mümkün olmadığı bundan dolayı gizli tanıkların bu içerkte ifadeleri, kendilerininde o eylemlerde faal olarak yer aldıkları sonucuna ulaştırıyor bizleri..

tanıkların 3'ünün belli diğer 2'sinin gizli olması ve 5 ayrı tanığın ifadelerindeki ortak noktaların nerede ise yüzde 90 olması tesadüf olmadığını gösteriyor,
şırnak'ta o dönemde binbaşı olan temizöz'ün ve belediye başkanı olan aynı zamanda korucu başı olan kamil atağ'ın bütün cinayetlerde etkin olmaları
sorgulara katılmaları ve infaz emirlerini vermesi bütün tanıkların ortak ifadesidir..

tanıkların ifadelerinde gösterdikleri yerlerde vurguladıkları bulgulara ulaşılmasıda tanıkların ifadelerinin gerçekliğine delalet ediyor..
hatta bir tanığın o dönemde kamil atağ'ın ve temizöz'ün hesap haraketleri konusunda verdiği bilgiler bile soruşturmayı yürüten savcılarca bankalar tarafından teyid edilmitir,
kamil atağ ve temizöz arasındaki maddi ve manevi bağlantılar sadece bunlarla sınırlı kalmamıştır,
5 tanığın ifadelerinin dışında bulgu ve belgelere ulaşmıştır soruşturmayı derinleştiren savcılar,
o tarihlerde istihbarat raporlarında geçen bu oluşum ve eylemleri tanıkların ifadelerinden daha dehşetli bilgilere ulaşılmasını sağlamış..

önce 3 tanığın ifadelerini geri çekmesi, sonra 2 gizli tanığın ifadelerini geri çekmesi yargılama sürecinin ve buna katkı sağlayan tanıkların baskı altına alınmaları konusunda bazı kuşkuların oluşmasına neden oldu..
tanıkların hiç bir baskı altında ifade vermemeleri hatta şu an tutuklu olan bir tanığın ihbar mektubu yazıp olayda tanık olması kendi isteği doğrultusunda başlayan tanıklık sürcinde ifadesini geri çekme gerekçesi çok düşündürücü,

gerekçe aynen şöyle;

''Cezaevine düşmemle beraber ailevi sorunlarımdan dolayı ağır bir bunalım yaşadım ve beni suça iten nedenlerin altında ailemi sorumlu tuttum. Çocukluk yaşımda silah altına alındım, okutulmadım. Ailemin böyle bir ortamda beni büyütmesi ve daha sonra yalnız bırakmaları, onlara karşı kinlenmeme neden olduğu gibi o dönemde Cizre İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yapan Cemal Temizöz'ün silah altına alınmama onay vermesi de kendisine karşı nefret almama neden olmuştur. Çünkü Temizöz, ailemin eğitimsizlik durumunu biliyordu, engel olabilirdi. Bu nedenlerden dolayı hayatımı yakanların bir nebze de olsa acı çekmelerini istedim.''

hsyk tarafından görev yerleri değiştirilmek istenen savcı ve hakimlerin yerleri değişmeyince, bu defa dava'da en önemli konumda olan tanıkların davadan ifadelerini geri çekmeleri başka süreçleri devreye sokulduğunu gösteriyor bizlere.
unutulmaması gereken bir nokta var temizöz sadece o tanık ifadeleri doğrultusunda yargılanmıyor,
temizöz'le aynı dava kapsamında aynı suçlar isnad edilen korucu başı kamil atağ bütün suçlarını ve bu konuda kendisini yönlendiren temizöz konusunda
çok önemli itiraflarda bulunmuş..

mahkeme süreci 11 eylül'de başlıyor tanıklar olmasada 9 defa ağırlaşmış müebbet istemini gerektirecek delil ve bulgular mevcuttur,
tanıkların çekilmesi ile temizöz'ün serbest kalacağını hayal edenler ne hukuk nede yargıdan bihaberler,
delil klasörlerinden akla hayale gelmeyecek şeylerin olması mahkeme süreci başladığında ortaya çıkacaktır..

son 3 yıl'a ihbar mektupları ve ihbar maiileri damgasını vurmuş durumda,
2 amirale karşı planlanan suikast bir mail ile ortaya çıkmış 7 teğmen bu kapsamda tutuklanmıştı,
mail'de atfedilen her detayın ortaya çıkması bu ihbarın ne kadar gerçek bilgilere dayandığını gösterdi,
mühimmatta var uyuşturucuda, hatta tehdit unsuru olarak kullanılan porno içerikli cd'ler bile var..

ergenekon sürecinde ortaya çıkan mühimmat ve danıştay saldırısı ile ergenekon bağlantıları gizli tanık ve ihbarlar sonucunda ulaşılmış bulgular sayesimnde kanıtlanmış, bunlar yargıtay tarafından danıştay saldırısı ile ergenekon davalarının birleştirilmelerine gerekçe olmuştu..

önce pkk itirfaçısı olarak jitem saflarına katılıp bir çok eylemde jitem tarafından kullanıldığını itiraf eden,
bu defa ''jitem terör örgütü'' itirfaçısı kapsamında gösterdiği her yerde ne hikmetse bir şeyler çıkan itirafçı abdulkadir aygan'ın ifadelerinin arkasında durması bu ülkede yaşamamasından olsa gerekir..

itirfa ve ihbarlar'da tarif edilen yerlerde atfedilen bulgular genelde bulunmuştur,
dolayısı ile hiçbir ifade ve ihbar mesnetsiz değildir..
ergenekon'a bir çok konuda köprü vazifesi gören tuncay güney'in şimdi çıkıp benim her söylediğim yalandı demesi ne kadar gülünç olur,

temizöz'ün tanıklarından 2'sinin sanık kapsamına alınması durumun vehametini gösteriyor,
yargı temizöz davası ile çok önemli bir süreçten geçecektir,
''daha önce istediğimiz doğrultuda kararlar vermeyen yargı mensuplarına ufak tefek bombalar atarak hizaya getirirdik, diye itirafta bulunan bir komutan'ın
etki alanından kurtulup kurtulmadığını gösterecek bu davanın sonucu..!

terörle mücadele sürecinde yaptıkları faili meçhuller ve keyfi eylemler sonucunda terör örgütü mensubu kapsamında yargılananların öyle havadan sudan cezalarla yırtacaklarını sanmıyorum..

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianame, sanık Albay Temizöz'ün 1993 yılında Cizre'de ''terörle mücadele ediliyor'' görüntüsü altında ''korucu, itirafçı ve uzman çavuşlardan oluşan bir grup oluşturduğu'' öne sürülmüştü.

''Söz konusu grubun süreç içerisinde asli görevinden ayrılarak, terör örgütü PKK'ya yardım ettiğini değerlendirdiği ya da özel sebeplerden dolayı gözaltına aldıkları kişileri sorguladığı''na yer verilen iddianamede, bu sorgulanan kişilerden bir kısmını öldürdüğü iddia edilmişti.

İddianamede, 765 Sayılı TCK'nın ''adam öldürmek'', ''cürüm işlemek için teşekkül oluşturma'' ve ''adam öldürmeye azmettirmek'' suçlarından sanıklardan Cemal Temizöz'ün 9, Kamil Atağ'ın 7, Tamer Atağ'ın 2, Adem Yakin'in 7, Hıdır Altuğ'un 3, Fırat Altın'ın (Abdulhakim Güven) 6, Kukel Atağ hakkında ise bir kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.


(jitem terör örgütü ifadesi bilerek kullanılmıştır, pkk mahsum insanları öldürerek terör örgütü ünvanı almıştır, pkk'nın öldürdüklerinin 2 kat'ını öldüren jitem'e terör örgütü dememek onların şan'ına leke sürmezmi..?) (rotinda23)

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

Veren de O alan da nedir senden gidecek? Telaşını görenler can senin zannedecek..!

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
rotinda23 azbuz.com

Kategoriler

Arkadaşlar

Blogcu Yardım
sevgihayatinadidir
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa