Hayatım boyunca en tatsız bayram olarak ırak'ın devrik lideri saddam hüseyin'in abd güçleri tarafından şiilere teslim edilip bir bayram sabahı apar topar idam edildiği bayramdı bu bayramı tatsızlık anlamında tutacak bir bayram daha yaşayacağımı sanmıyorum,
geçen hafta abd başkanına hediye edilen ''cesaret'' adlı hindinin canını bağışlayan abd başkanı ve ondan önceki başkanlar ortadoğuda akıttıkları kanın her gün artarak devam etmesi ile bu coğrafyadaki insanları beyazsaray'da kameralar önündeki hindiden daha üstün tutmadıklarını gösterdi..
bundan yıllar önce mahsur kalan iki balina için abd ve rusya güçlerini birleştirmiş iki balinanın sağ salim kurtulması konusunda inanılmaz çabalar göstermişlerdi..
aynı abd ve rusya kendi inancından milleyietinden olmayan müslüman ülkelerin insanlarına her türlü eziyeti işkenceyi, toplu katliamları reva görmüştür,
bu yüzden abd bir bayram sabahı ortadoğunun önemli bir liderini kurban bayramının ilk günü kurban ederek önemli ve unutulmaz bir mesaj vermişti..
izmirdeki taşlı sopalı, su tesisatı boruları ile saldırıya maruz kalan dtp konvoyundan bir kaç aracın kaçışırken insanların üzerine yürümesi ile noktalanan gerginliklerle bayarama gireceğimizi düşünürken,
bu defa çanakkale bayaramiç'te kürt kökenli yurttaşların evlerinin taşlandığı camlarının kırıldığı görüntülerle bayrama girdik,
bir provakatör'ün kürtler kızlarımıza tacizde bulundu yaygarası ile patlak veren olaylarda evlerin önüne toplanan kalabalık ''kürtler dışarı'' diye slogan atıyorlardı,
bursa'da diyarbakıspora pkk dışarı sloganı atan zihiyyet bu defa bayramiç'te bayram arefesinde farklı bir şekilde tezahür ediyordu,
müslüman bir ülkede bir bayramda kurban edilmek için orda kendi halinde yaşayanları tercih etmek elbette yanlış bir tercihtir,
kendi memleketlerinde yaşadıkları katliamdan sonra devletin sağladıkları olanaklarla kırklareli'ye yerleşen mardin bilgeköy'lüler bu bayramı buruk geçirecekler,
bir köyün yarsı toprağa diğer yarısı cezaevine, kalanlar ise taa kırklareliye gittiler bunların hepsi bir günde oldu..!
sabır ve tahammül olarak sınırda olduğumuzu, izmirdeki olaylardan anladık,
bayramiçte emin olduk, birbirine karşı tahammülsüz olan türk, kürt iki milleti bu günlere getiren nedenleri sorgulayacak değiliz..
bu gün bayram namazını eda ettiğimiz cami'de aynı safları tuttuğumuz insanları gözlerimle süzerek ne kadar ortak noktalarımız olduğunu düşündüm,
inandığımız Allah aynı, iman ettiğimiz peygamber aynı, döndüğümüz kıble aynı, gittiğimiz rükuu ve secde aynı,
yaşadığımız toprakları kazanma mücadelesi veren atalarımızın yattığı çanakkale şehitliğinde kürt-türk ayrımı yapılmamış,
mardinli mahmut ile çankırılı hasan orada yan yana yatarken,
bayramiç'te kendi haline yaşayan insanları oranın dışına çıkarmanın makasadını anlamak mümkün değil,
daha önce farklı yerlerde tezahür eden kürt kökenli yurttaşları hedef alarak patlak veren bu tür provakatif reaksiyonlarda can kaybı olmaması en sevindirici gelişme,
ama bundan sonraki organizelerde bundan öncekiler kadar şanslı olmayabiliriz..
klişeleşen ''türk kürt kardeştir ayrım yapan kalleştir'' kelimleri son zamanlarda pek rağbet görmüyor,
antalya altın portakal festivalinde 10'larca filme gıkını çıkartmayanların kürtçe bir filme tahammülsüzlüğü bu konuları kaşıyanların yer ve zaman ayrımı gözetmeden her yerde aynı misyonu devam ettirdikleri konusunda bizlere yeterince kanaat vermiş oldu..
kürt türk düşmanlığı konusunda bir misyonun çabalarını görmemek için kör olmak gerekir,
bunlar bazen ellerinde taşlar, bazen ellerinde sopalar, bazen ellerinde su boruları ile olabilirler,
hatta 3 tane çocuğun eline tutuşturdukları para ile bayrak bile yaktırabilirler bunların kafasındaki plan kürtler ve türklerin birlikte can cana yaşadıkları bu coğrafyada husumet ve nifak tohumları ekmektir..
habur'dan giren pkk'lıların şovunu organize edenler ile bayramiç'te fitili ateşleyenlerin aynı misyonun temsilcileri olduğunu iddia etmek pekte abartılı olmaz,
son günlerde yaşanan olaylar ve ortaya çıkan belgeler ile anlıyoruzki bu ülkede plan fabrikatörleri varmış,
kafes planındanda anlaşılacağı gibi hrant dink, santora ve ermeni cemaatinin bazı temsilcileri planlanarak öldürüldüler ve öldürüleceklerdi..
sizlere bir olay anlatayım,
dağlıca saldırısından sonra bu olaya karşın toplumsal bazı reaksiyonlar yapılcağı ihbarı üzerine bir çok konuda önlemler alındı,
kırşehir'in gürün ilçesinde dinlenme tesisine giren iki diyarbakır otobüsü içindekiler ile birlikte yakma planı yapılıyordu,
kırıkkalenin kalecik ilçesinde bir kaç kişi kahvehanelere girip şırnak'ta bir saldırı daha olduğu dedikodusu yaymaya başladı,
televizyonlarda böyle bir haber yoktu ama söylentiler yayılıyordu kulaktan kulağa,
bir anda insanlar sokağa dökülmeye başladı ve kalabalık yola doğru yönlendirilmeye başlandı,
gürün'den kalaciğe telefon trafiği otobüslerin muhtemel geçiş saati ile kalabalığı yolu kapatma zamanını denkleştiriyordu,
kalabalığın içinde ellerinde benzin bidonları ile otobüsleri yakma girişiminde bulunanları otobüslerin içindekiler dehşetle seyrediyorlardı,
o anda kalabalığın önüne iki yaşlı kalecikli çıkar ve bizleri öldürmeden bunların kılına dokunamzsınız der ve provakasyon önlenir..
anlaşılan oki bu konuda çok kısa ve reaksionel planlar yapılıyor sıvastaki madımak olaylarında kusursuzca hayat geçirilen planlar bu defa direkten dönüyordu,
bu planlar için bazı kurumlarda oluşumlar olduğu ve bu oluşumların her türlü olanağa imkana sahip olduğu şimdilerde ortaya çıkan bir gerçek,
bu tür provakasyonlara duyarlı olup prim vermemeliyiz,
kürt türk kardeştir ayrım yapan kalleştir kaidesini iyi anlayıp bayramlaşalım,
bu ülkede huzur ve güven içinde yaşanacak yıllar bizim duyarlılığımız ve dikkatimiz ile mümkündür,
saddamı asan abd ile bayramiç'te huzurumuz bosmak isteyenlerin bizim kardeşliğimizden rahatsızlıklarını anlayan anladı..(rotinda23)
|